İlgi Alanları
Koroner arter hastalığı kalbi besleyen koroner damarların ateroskleroz (damar sertliği) sonucu daralması, tıkanması ve buna bağlı olarak da kalp adalesinin hasar görmesi sonucu oluşan hastalıktır.
Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümler gelişmiş ülkelerde tüm ölümlerin yarısını oluşturmaktadır. Kalp hastalarının da %75’i aterosklerotik (damar sertliği) koroner arter hastalıklarıdır. ABD’de her sene 600 bin kişi, yarısı ani olmak üzere koroner kalp hastalığından dolayı yaşamını yitirmektedir. Erkeklerde kadınlardan dört kat daha fazla görülmektedir. Menopoz sonrası kadınlarda risk artmaktadır. Koroner arter hastalığına erkeklerde 50-60 yaşlarında, kadınlarda ise 60-70 yaşlarında daha sık rastlanır.

Koroner Damarlar Nelerdir?
Kalp de tıpkı diğer organlarda olduğu gibi hücrelerden oluşur ve oksijenlenmesi / kanlanması gerekir. Her ne kadar kalbin her dört odacığı kanla dolu olsa da kalp beslenmesini kendi içindeki kanla değil; aort damarından ayrılan sağ ve sol kalp atardamarlarından (koroner arterler) beslenir.
Başlangıçta 2 ana dal halindedir:
Sağ koroner arter (right coronary artery veya kısaca RCA) ve sol ana koroner arter (LMA). Sol ana koroner arter ise kısa bir bölüm sonrasında 2 ye ayrılır:
1. Sol ön inen arter (left anterior descending veya kısaca LAD),
2. Sirkumfleks arter (circumflex artery veya kısaca Cx).
Dolayısıyla, kalbi 2’si solda, biri sağda olmak üzere 3 atardamar besler.
Sağ koroner arter kalbin arka yüzünü ve sağ ventrikülü kanlandırır. Kendisinden; akut marjin, sol ventrikül, sinüs düğümü arteri gibi dallar çıkarlar. Bazen posterior descending dalını da verir.
Cx arter ise atrium (kulakçık) ve ventriküllerin (karıncık) arasından dolanıp kalbin arkasına yönlenerek kalbin yan ve arkasını kanlandırırlar. Kendisinden çıkan yan dallara obtus marginal adı verilir. Bazen posterior descending dalını da verir.
LAD ise kalbin ön yüzünde yukarıdan aşağıya doğru uzanır. Kalbin ön yüzünü kanlandırır. Kendisinden çıkan dallar diagonal ve septal dallar olarak adlandırılır. Kalp kasının en büyük bölümünü sulayan damardır, dolayısıyla kalbin en önemli damarıdır. Bu damara bağlı miyokart infarktüslerinde kalp kası hasarı daha büyük olur.
Sağ koroner arter, sağ kulakçık ve karıncığı ve iki karıncık arası bölmenin arka kısmını besler.
Sirkumfleks arter, sol kulakçığı, sol karıncığın yan ve arka kısımlarını kanlandırır.
Sol ön inen arter ise sol karıncığın ön yüzünü ve iki karıncık arası bölmenin ön kısmını besler.
Bu damarlar tıkandığı zaman (miyokart infarktüsü veya kalp krizi) kanlandırdıkları kalp bölgelerinde harabiyet ve buna bağlı kasılma bozuklukları oluşur.
Kalbi besleyen bu damarların açık kalması son derece önemlidir. Ateroskleroz (damar sertliği) dediğimiz hastalıkta bu damarlarda plak dediğimiz yapılar oluşur ve bunlar zamanla ilerleyip kireçlenerek darlık ve tıkanıklıklara yol açıp kalp kasının beslenmesinin bozulmasına ve dolayısıyla ciddi problemlere neden olabilirler.

Koroner Arter Hastalığı Nedir?
Koroner arter hastalığı kalbi besleyen koroner damarların ateroskleroz (damar sertliği) sonucu daralması, tıkanması ve buna bağlı olarak da kalp adalesinin hasar görmesi sonucu oluşan hastalıktır.
Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümler gelişmiş ülkelerde tüm ölümlerin yarısını oluşturmaktadır. Kalp hastalarının da %75’i aterosklerotik (damar sertliği) koroner arter hastalıklarıdır. ABD’de her sene 600 bin kişi, yarısı ani olmak üzere koroner kalp hastalığından dolayı yaşamını yitirmektedir. Erkeklerde kadınlardan dört kat daha fazla görülmektedir. Menopoz sonrası kadınlarda risk artmaktadır. Koroner arter hastalığına erkeklerde 50-60 yaşlarında, kadınlarda ise 60-70 yaşlarında daha sık rastlanır.
Kimlerin Koroner Arter Hastalığına Yakalanma Olasılıkları Daha Fazladır?
Değiştirilemeyen risk faktörleri
1. Erkek olmak: Erkeklerde hastalık kadınlara göre daha erken yaşlarda ve daha sık görülür. Ancak 70 yaş sonrasında bu oranlar eşitlenir.
2. İleri yaş: Yaş ilerledikçe özellikle 65 yaşından sonra koroner arter hastalığı riski de artar. Ancak risk faktörlerinin çokluğu hastalığı daha erken yaşlara çeker.
3. Aile öyküsü: Ailede koroner arter hastalığı öyküsü varsa ve özellikle de ailede 50 yaşından önce bu hastalığa yakalanmış kimseler varsa koroner arter hastalığı riski yükselir.
Değiştirilebilir risk faktörleri
1. Sigara kullanımı
2. Kolesterol ve trigliserid yüksekliği
3. Tansiyon yüksekliği
4. Kontrolsüz diyabet (şeker hastalığı)
5. Hareketsiz yaşantı (egzersiz yapmama)
6. Kilo fazlalığı (VKİ>25 kg/m2)
7. Stres
8. Sağlıksız beslenme

Ateroskleroz Dışında Koroner Arter Hastalığına Yol Açan Nedenler Nelerdir?
1. Uyku apnesi
2. Yüksek hassasiyetli C-reaktif proetin (hs-CRP)yüksekliği
3. Homosistein
4. Hamilelik döneminde preeklampsi yaşamış kadınlar
5. Aşırı alkol tüketimi
6. Otoimmün hastalıklardır.
Koroner Arter Hastalığında Şikayetler Nelerdir?
1. Ağrı, genellikle göğüs üzerinde basınç yanma şeklinde tarif edilir. Boyuna omuza çeneye sırta karnın üst bölgesine veya kollara yayılabilir. Ağrı genellikle eforla (özellikle soğuk havalarda merdiven ve yokuş çıkmakla) olur. Durup dinlenmekle bir iki dakika içinde geçer.
2. Çarpıntı
3. Egzersizle oluşan solunum zorluğu, ağrı veya dinlenme ile geçebilir.
4. Sempatik sistem uyarısı ile terleme
5. Bulantı
6. Azalmış egzersiz toleransı
Şeker hastası olanlar ve yaşlı hastalarda halsizlik solunum zorluğu bulantı gibi.atipik belirtiler daha sık görülür. Ayrıca şeker hastalığında sinir uçları ağrıyı yeterince iletmediği için şeker hastaları ağrı hissetmeyebilirler. Buna “sessiz iskemi” denir.
Koroner Arter Hastalığında Tanı
Genellikle stres veya egzersizle ortaya çıkan, nitratlar veya istirahatle düzelen göğüs ağrısı, ağrı veya stres testi esnasında EKG veya sintigrafide iskemi bulgularının saptanması, koroner anjiografide koroner arterlerde önemli daralma veya tıkanıklıkların görülmesi ile teşhis konulur.
Elektrokardiogram (EKG), kalbinizin elektriksel aktivitesini istirahat anında kaydeder. Egzersiz anında yapılmasına stres test denir. Her iki test kalbinizin oksijen azalmasında doğru çalışıp çalışmadığını gösterir.
Egzersiz talyum test, nükleer stres test olarak da bilinir. Test için radyoaktif bir madde olan talyum kana verilir ve kalp tarafından tutulması gözlenir. Zarar gören yada ölen kalp kası veya daralan bir damar nedeni ile maddeyi yeterince tutamaz.
Ekokardiyografi, ses dalgaları ile kalbin çalışması ve kan akımı izlenir. Koroner anjiyografide hasta bir ilaçla sakinleştirildikten sonra bir boya kan akımınıza enjekte edilir bu sırada doktor röntgen ile canlı olarak kalbinizin arterlerini kapakçıklarını ve kan akımını izler. Tıkanma olup olmadığını ve derecesini saptar. Bu yöntem genellikle ne tür bir tedavi uygulanması gerektiğinin saptaması için kullanılmaktadır.
Pozitron emisyon tomografi (PET) vücutta belli elementlerin enerjisi saptanarak kalp kasının canlı olduğu ve çalıştığını aynı zamanda gelen kanın yeterli olup olmadığını kontrol edilebilir.
Koroner anjiyografi: Bir kamera ile koroner damarlarınızın incelendiği hareketli röntgen film çekimidir. İşlem kateter laboratuvarında uygulanır. Doktorunuz kolunuzdaki veya bacağınızda büyük atar damarların birine ince küçük bükülebilir bir katateri yerleştirerek koroner arterlerin çıktığı aort damarına kadar ilerletir. Kateterden koronerlere boyalı bir madde verilir. Bu arada çekilen filmde koroner damarlarınızda hangi bölgelerinde ne kadar darlık olduğu tespit edilebilir.
Koroner Arter Hastalığında Tedavi Yöntemleri
1. Önleme-önlem almak
Sigarayı bırakmak
Tansiyon, kolesterol ve şeker hastalıklarını tedavi etmek
Düzenli egzersiz, özellikle yürüyüş yapmak
Düşük yağlı, düşük tuzlu ve meyve, sebze, tahıl ağırlıklı beslenmek
Kiloyu vücut kitle indeksi 23-25 kg/m2 arasında olacak şekilde dengelemek
Stresi azaltmak
2. Girişimsel işlemler
Balon veya stent: Aynen koroner anjiyo gibi kol veya kasık damarından kateter aracılığıyla girilip damarlardaki darlıklara balon veya stent yapılarak damarların açılması sağlanır. Tek başına balon artık günümüzde çok nadir kullanılmaktadır. Damarın, damardaki darlığın ve diğer risk faktörlerinize bağlı olarak doktorunuz ilaçsız veya ilaçlı stent kullanabilir. Günümüzde stentlerdeki en ciddi sorun yeniden tıkanma ihtimalleridir. Bunun için stent yapılan hastalarda ömür boyu kan sulandırıcı (pıhtı engelleyici) ilaçlar kullanmak gerekir. Bypass ile kıyaslandığında yeniden anjiyo veya yeniden girişim olasılığı stentlerden sonra çok daha fazladır.

Kimlerde Stent Uygulanır?
1. İlaç tedavisi ve aldığınız önlemlere rağmen şikayetleriniz devam ediyorsa
2. Göğüs ağrısı yakınmanız giderek artıyorsa
3. Kalp krizi geçirip acil hastaneye gelmişseniz stent sizin için uygun bir tedavi seçeneği olabilir.
Kimlerde Koroner Bypass Ameliyatı Gerekir?
1. Sol ana koroner damarınızda tıkanıklık varsa
2. Kalbin kasılma kuvveti (EF) azalmışsa
3. Yaygın damar hastalığı varsa
4. Şeker hastalığı varsa
5. Kalp damarları inceyse koroner bypass ameliyatı sizin için uygun bir tedavi seçeneği olabilir.
Stent mi, Koroner Bypass mı?
Stent kalp krizi geçirmekte olan bir hastada veya kalbinde tek damarda tıkanıklık yaşanan hastalarda tercih edilebilecek bir yöntemdir.
Bypass ise; özellikle çoklu damar tıkanıklıklarında tercih edilen tedavi yöntemidir.
Buradan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İlke Sipahi ile yaptığımız çalışmanın detaylarına ulaşabilirsiniz:
Koroner Arter Bypass Cerrahisi
Bypass ameliyatı göğüsten, koldan alınan atardamar veya bacaklardan alınan toplardamarların kalbin tıkanmış olan koroner damarına takılması işlemidir. Bu girişim sonrasında tıkalı damardan geçemeyen kan akışı yeni takılan damarlardan geçerek kalbi besler.
Bu operasyon çoğunlukla bir açık kalp ameliyatı gerektirir; yani insan kalbi ve akciğerleri tamamen durdurularak kalbin üzerinde daha rahat çalışma olanağı sağlanır ve bu esnada beyin ve diğer organların kan ve oksijen ihtiyacı vücut dışında bulunan bir yapay ‘kalp-akciğer’ makinesi sayesinde karşılanır. Alternatif olarak kalp durdurulmadan çalışan kalpte de bu işlem yapılabilir. Ancak bir çok klinik araştırma çalışan kalpte yapılan ameliyatların uzun dönem sonuçlarının duran kalpte yapılan ameliyatlara kıyasla daha iyi olmadığını göstermiştir. By-pass ameliyatında kullanılan damarlar, bacak toplardamarı (safen ven), göğüs ön duvarını besleyen atardamar (internal mamarian arter, IMA) veya kol atardamarı (radyal arter) olabilir. Bunların seçimi hastadan hastaya değişkenlik gösterir. Genelde atardamarların (IMA ve radyal arter) uzun dönemde açık kalma şansı toplardamarlara (safen ven) oranla daha yüksektir. En çok kullandığımız damar göğüs damarıdır. Bu damar sağ ve sol olmak üzere iki tanedir. İkisi de bypass amaçlı kullanılabilir. Ancak şeker hastaları, KOAH hastaları ve aşırı kilolu hastalarda bazen tek taraflı kullanmak gerekebilir.
Minimal İnvaziv Koroner Arter Bypass Ameliyatı
Daha az invaziv bir cerrahi tekniktir. Kesi yeri daha küçüktür, göğüs ön duvar kemiği (iman tahtası) kesilmez ve işlem kalp çalışırken yapılabilir. Bu komplikasyon risklerini de azaltır. İşlem hastanın kendine gelme süresini ve masrafları da azaltacaktır. Bu operasyon yalnızca bu ufak kesi ile bypassın yapılabileceği genellikle kalbin ön inen dalındaki (LAD) darlıklarda , risk ve komplikasyonları düşük hastalarda uygulanabilir.
Robot Destekli Koroner Bypass Ameliyatı
Robot destekli koroner bypass ameliyat MIDCAB (damarı elle dikmek) veya TECAB (damarı tamamen robotla dikmek) olmak üzere iki türlü yapılır. Her hasta için uygun değildir. Kalbin ön yüzündeki LAD diye adlandırılan kraliçe damara bypass yapmak için kullanılır.
Merkezimizde ayrıca bacaktan ve koldan damar çıkartmak için endoskopik damar çıkartma (EVH) yöntemi kullanılmaktadır. Türkiye’de ilk ve en büyük seri merkezimize ait olup bugüne kadarki toplam sayı 400’ü geçmiştir.
Koroner Bypass Ameliyatı Ne kadar Sürer?
Koroner bypass ameliyatları yapılan bypass sayısına göre değişmekle beraber ortalama 2 ila 4 saat arasında süren ameliyatlardır.
Koroner Bypass Ameliyatı Sonrası Yoğun Bakım
İlk 24 saat kanama ve ritim bozukluklarının en sık görüldüğü dönem olduğu için bypass ameliyatlarından sonra hastalar yaklaşık 24 saat yoğun bakımda takip edilmelidir.
Ameliyattan sonra hastalarımız bir gün yoğun bakımda kalır ertesi gün servise çıkarlar servise çıktığı gün kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilir. Yemeğini yer yüzünü yıkar dişini fırçalayabilir ve aynı gün ayağa kalkıp oda içinde veya serviste yürür.
Ameliyatın üçüncü günü genellikle hastalarımız merdiven çıkar ve banyolarını yapar. Herhangi bir sorun yoksa hastalarımız 4. 5. günde taburcu olur. Taburculuk sürecinden sonara evde gerekli takipleri yapıp olumsuz bir durum varlığında mutlaka bizi uyarmaları gerekir.
Koroner Bypass Ameliyatının Riskleri Nelerdir?
Dünyada tüm ameliyatlar içerisinde en çok yapılan ameliyatlardan biridir. İyi merkezlerde yaklaşık %1 risk ile yapılır. Ölüm riski dışında en sık karşılaşılan komplikasyon felçtir ve %1-2 oranında görülür..
Ülkemizde sadece bypass değil tüm kalp ameliyatlarının sonuçlarını kamu ile paylaşan tek hastane Acıbadem hastanesidir ve Bypass ameliyatındaki başarı oranı %99’un üzerindedir. Felç oranımız ise %1’in altındadır.
Bypass ameliyatları esnasında ve sonrasında genellikle yüksek miktarda kan ve kan ürünü kullanılmakta olup Acıbadem hastanesinde bypass ameliyatı olan hastaların yaklaşık %90’ında kan kullanılmamaktadır. 20 yılı aşkın bir süredir kan kullanmanın olumsuz etkileri konusunda yayınlanmış bir çok çalışmamız vardır ve artık güncel tedavi kılavuzlarında da kan kullanmanın kesin zararları gösterilmiş ve kan kullanılması kısıtlanmıştır.
Koroner Bypass Ameliyatı Sonrası
Bypass ameliyatından sonraki hedef hastanın bir an önce günlük yaşama geri dönmesidir. Bu amaçla tüm dünyada hızlandırılmış iyileşme “Fast Track Recovery” protokolünün öncü kurumlarından bir tanesi Acıbadem hastanesidir. Bu sayede hastalarımız yoğun bakımda bir günden az kalmakta, 3.gün merdiven çıkarttırılmakta; 4 – 5 gün içerisinde taburcu edilmektedir.
Koroner Bypass Ameliyatı Sonrası Oluşabilecek Komplikasyonlar
Bypass Ameliyatı sonrasında kanama, yeniden ameliyat, felç, enfeksiyon ve ritim bozukluğu gibi komplikasyonların yanı sıra uykusuzluk, iştahsızlık gibi sorunlar da gözlenmektedir.
Koroner Bypass Ameliyatı Sonrası Evde Bakım
Bypass Ameliyatı sonrası hastalar evde özel bir bakım ihtiyacı hissetmezler. İlk 1 ay hastaların tansiyon, nabız, kilo ve ateş takiplerinin düzenli yapılması önerilir. Şeker hastalığı bulunanların günlük şeker seviyelerine bakmaları gerekmektedir. Evdeki ilk günlerinden itibaren; gittikçe artan tempoda yürüyüş yapmaları ve eskisine nazaran hareketli bir yaşam sürdürmeleri önerilmektedir.
Koroner Bypass Ameliyatı Sonrası Yaşam
Hastalarımızın bilmesi gereken şey, ameliyat sonrasında eskiye göre çok daha sağlıklı olduklarıdır. Damar sertliği yaygın bir hastalık olduğu için hastalarımız kendilerini damar sertliğine karşı korumalıdır; bunun için tansiyon, şeker, kolesterol, takibinin yanı sıra sigara içilmemesi ve haftada en az 5 gün birer saat düz yolda yürüyüş yapmaları önerilir.
Koroner Bypass Ameliyatı Sonrası Cinsel Yaşam
Bypass ameliyatı sonrasında hastalar kendilerini hazır hissettiklerinde cinsel yaşantılarına başlayabilir. Ancak özellikle ilk 2 ay içerisinde önerilen kendileri için pasif pozisyonları tercih etmeleridir.
Bypass ameliyatı olan hastaların hekimlerine danışarak erektil disfonksiyon ilaçları kullanmasında da sakınca bulunmamaktadır.
Değerli Meslektaşım ,
Hastanıza Kardiak BT anjiografi tetkiki yapılmıştır.
Hasta Kliniği :
Hasta Bilgisi : 46 yaşında , 185 cm , 100 kg
Çekim tekniği :Koroner arterlerde kalsiyum skorlamaya yönelik prospektif EKG tetiklemeli 3 mm kesit kalınlığında prekontrast aksiyal görüntüler elde olunmuştur. Bu işlem sonrasında koroner arterlere yönelik prospektiktif EKG tetiklemeli 0.5 mm kesit kalınlığında post kontrast BT anjiografik görüntüler alınmıştır. Bu işlem için hastanıza sağ koldan IV yolla 80 cc ,350mg/100ml kontrast madde 5 ml/ sn hızla verilmiştir.
İş istasyonunda görüntüler MPR, curved MPR, MIP ve 3D postprosessing işlemleri kullanılarak değerlendirilmiştir.
Hastanın çekim esnasında nabzı 71 olup , aritmi tespit edilmemiştir.
Bulgular:
CACS: Koroner arterlerde kalsiyum skorlama yönelik elde olunan görüntülerde agaston skoru 1 olarak ölçüldü.
BT- anjiografi :
Sağ koroner dominansi mevcuttur.
LMCA: Normal koroner sinüs çıkışlı olup çapı normal sınırlardadır. Plak yada darlık tespit edilmemiştir.
LAD :Normal seyirlidir. Segment 7-8’de anlamlı darlığa neden olmayan nonkalsifik plaklar izlenmektedir. Ayrıca segment 7 düzeyinde yaklaşık 3 cm’lik bir segmentte LAD intramyokardial seyir göstermektedir.
LCX : Normal seyirli olup plak yada darlık tespit edilmedi. Yoğun hareket artefaktları nedeniş ile inceleme ileri derecede kısıtlıdır. Hareket nedeni ile tracking yapılamamktadır. izlenebilen çıkım düzeryinde belirgin darlık ayrımlanmadı.
RCA: Normal koroner sinüs çıkışlı olup çapı normal sınırlardadır. Yoğun hareket artefaktları nedeniş ile inceleme ileri derecede kısıtlıdır. Hareket nedeni ile tracking yapılamamktadır. izlenebilen segement 2 kesiminde belirgin darlık ayrımlanmadı.
Koroner dışı kardiak yapılar ve kalpten çıkan ana vasküler yapılar normaldir.
Merhaba hocam. Rica etsem benim sonuçlarımı degerlendirirmisin.
Saygılarımla
Özkan
Merhaba, ciddi bir sorun görünmüyor. Geçmiş olsun.
Hocam öncelikle ilgiliniz için teşekkürler. 3 ay önce 3 defa anjiyo oldum. CX ile LAD damarlarına stent atıldı. Damarlar açıldı denildi. ilaçları düzenli kullandım. (Ecoprin- metablok- ator- subgiva)- Aradan geçen 3 aylık süre sonunda ara sıra gögüs ağrısı yaşıyorum. Kardiolog eko da sorun yok ekg normal ama kafamız rahat etsin diye anjiyo yapalım diyor. Şaşırdım kaldım bu kadar kısa süre içinde bu kadar anjiyo da görülmeyen neyi görebilirler ki?
TEŞEKKÜRLER
Merhaba, stent tıkanmaz diye bir şey yok. Kardiyoloğunuz ne öneriyorsa yapın bence. Geçmiş olsun.
Hocam selamlar, nasılsınız, umarım iyisinizdir. Ben Koroner BT Anjiyo sonucumu yorumlamanızı rica edecektim.
Devlet hastanesindeki doktorum Kalp Kası bandı ile ilgili bir sorun var dedi. %10 darlıktan bahsetti ve 10 günlük tansiyon ölçümüme baktı ve Vasoxen 5 mg hap, Coraspin ve kolestrol için de Ator reçete etti. (Trigliserid değerim 180 çıkmıştı, kolestrolüm ise 226 çıkmıştı). BT Sonucum aşağıdadır, şimdiden teşekkürler…
İNCELEME PROTOKOLÜ :Çok kesitli BT cihazı ile noniyonik kontrast madde enjeksiyonu esnasında adaptive prospektif
EKG tetiklemesi ile görüntü elde olunarak MPR,MIP ve 3B hacim görüntüleme teknikleri ile değerlendirilmiştir.
İ.v. Kontrast Madde: 80 cc noniyonik kontrast madde verilmiştir.
Çıkan aorta çapı 34 mm, pulmoner konus çapı 20 mm’dir. Sağ ana koroner arter, sağ sinüs valsalvadan köken
almaktadır. Sağ dominant koroner dolaşım mevcuttur. Sağ koroner arter lümeni açıktır. Sol ana koroner arter sol
sinüs valsalvadan orjin almaktadır. Sol ana koroner arter lümeni açıktır. Ramus arter mevcut olup lümeni açıktır. LAD’nin proksimalinde diagonal dalını verdiği düzeyde diagonal dalı orifisinde 1.5 mm kalınlığında darlığa yol
açmayan hafif derecede pozitif remodelinge neden olmuş darlığa yol açmayan kalsifik plak izlenmiştir. LAD orta
kesimde yaklaşık 2.5 cm’lik segmentte en derin yerinde 3.5 mm derinliğinde intramiyokardiyal seyir göstermiştir. Sirkumfleks arter lümeni açıktır. Diastol sonu sol ventrikül kavitesi midventriküler hatta 46 mm, septum kalınlığı 9 mm, serbest duvar kalınlığı 8 mm
ölçülmüştür. SONUÇ: – LAD’DE DARLIĞA YOL AÇMAYAN MİLİMETRİK KALSİFİK PLAK. – LAD’DE İNTRAMİYOKARDİYAL SEYİR.
Kalsiyum Skorlama sonucu aşağıdadır:
İNCELEME PROTOKOLÜ: Çok kesitli BT cihazı ile inceleme yapılmış olup, görüntüler kalsiyum skorlamaya yönelik özel
yazılım ile değerlendirilmiştir.
İ.v. Kontrast Madde: Kullanılmamıştır.
BÖLGE VOLÜM
(mm3
)
KALSİYUM SKORU
(AGATSTON)
Sol ana koroner arter (LMCA) 0 0
Sol anterior desendan arter (LAD) 1,4 0,8
Sol sirkumfleks arter (LCx) 0 0
Sağ koroner arter (RCA) 0 0
Posterior desendan arter
Diğer 1
Diğer 2
Diğer 3
TOTAL 1,4 0,8
Hastanın Kalsiyum Skoru:0,8
SONUÇ: -ATEROSKLEROZ İHTİMALİ EKARTE EDİLEMEZ. NEGATİF VEYA OLDUKÇA DÜŞÜK İHTİMAL
OLMASINA RAĞMEN ANLAMLI OBSTRÜKTİF HASTALIK İÇİN %5 VEYA DAHA AZ BİR İHTİMAL BULUNMAKTADIR.
Merhaba, ciddi bir şey yok. Geçmiş olsun.
Hocam, sol göğüs bölgemde zaman zaman ağrılarım oluyor endişelendiriyor beni, yanma ve künt bir ağrı oluyor.Ayrıca çarpıntım oluyor ve boynumda hissettiğim de oluyor kap atışlarımı.Gece uykudan uyandırdığı da oldu birkaç kere.2022 yılında ağır bir Covid hastalığı da geçirmiştim.Ağrılarım covitten yaklaşık 1 yıl sonra başladı, yukarıdaki sonucumla ağrılarımın bağlantısı var mı, akciğer kaynaklı olabilir mi ağrım. Şimdiden teşekkürler…
Merhaba, kardiyolojiye görünmenizi öneririm. Geçmiş olsun.
Rapor
İstem bilgileri:
Sut Kodu R101380
Sut Açıklaması BT anjiografi, Koroner arterler ve 3 boyutlu görüntüleme
ICD Kodu R07.2-Prekordial Ağrı
İstem Yapan 163^KARDIYOLOJI
İstem Tarihi 24.10.2025 10:21:58
Rapor Tarihi 27.10.2025 09:50:29
Teknik
–
Karşılaştırma
–
Bulgular
KORONER MDBT 3 BOYUTLU ANJİOGRAFİ İNCELEMESİ
İŞLEM: Sağ koldan damar yolu açılmış, SF ile damar devamlılığı sağlandıktan sonra kalsiyum skorlaması (Agatston) gerçekleştirilmiştir. Takiben 85 cc IOHEKSOL 350/100 mg non-iyonik kontrast madde pompa infüzyonu ile verilerek inceleme tamamlanmıştır.
120 kv ve 600 mAs ile elde edilen görüntülerin değerlendirilmesinde;
ANJİOGRAFİK DEĞERLENDİRME: Aort kökü ve aort opasifiye edilebilmektedir. Çıkan aorta 27 mm, inen aorta 25 mm kalibrasyonda ölçülmüştür. Her iki koroner arter normal anatomik lokalizasyonundan dallanmakta, koroner arterlerin kraniokaudal uzanımları normal traselerinde değerlendirilmektedir. Pulmoner trunkus 26 mm, sağ pulmoner arter 23 mm, sol pulmoner arter 20 mm kalibrasyonda ölçülmüştür.
Perikardial kalınlaşma, sıvı artışı ve kalsifikasyon izlenmemiştir.
Kalp normal boyutlarında değerlendirilmiştir.
Sağ koroner arter (RCA)
Aort başlangıç düzleminden distale doğru RCA trasesinde verilen IVKM opasifiye edilebilmekte, belirgin bir daralma saptanmamaktadır.
Sol ana koroner arter (LMA)
Aort başlangıç düzleminden distale doğru LMA trasesinde verilen IVKM opasifiye edilebilmekte, belirgin bir daralma saptanmamaktadır.
Sol ön inen koroner arter (LAD)
Postbifürkasyo proksimalde vasküler yapı çeper kalsifikasyonu ile birlikte 20 darlık oluşmakta, D1-D2 segmentleri patent olarak değerlendirilmektedir.
Sirkumfleks koroner arter (LCX)
Postbifürkasyo başlangıç düzleminden distale doğru LCX trasesinde verilen IVKM opasifiye edilebilmekte, OM1 segmentide dahil olmak üzere vasküler yapı patent olup belirgin bir daralma saptanmamaktadır.
3 boyutlu VRT rekonstrüktif imajlarda kalp normal boyutlarında değerlendirilmiştir.
MPR görüntülerde perikardial kalınlaşma, sıvı artışı ve kalsifikasyon saptanmamıştır.
MPR görüntülerde verilen IVKM nin koroner arter traseleri boyunca vizualizasyonu sağlanabilmiştir.
MPR görüntülerde aort, pulmoner arter ve atrioventriküler kapak düzlemlerinde belirgin bir kalsifikasyon saptanmamıştır.
Hocam saygilar, bu raporu degerlendirir misiniz? Tesekkurler, iyi calismalar…
Merhaba, ciddi bir şey yok. Geçmiş olsun.
RCA proksimalinde açılanma mevcuttur.Hocam kalpde olması gereken bir durummudur.Tessekkurler.
Merhaba, ciddi bir şey değil.
ANJİYOGRAFİ İNCELEMESİ Teknik:512-dedektörlü BT cihazında, prospektif EKG tetiklemeli yöntem kullanılarak, 0.625 mm kesit kalınlığı ile elde edilen ham verilen VR, MİP post processing yöntemleri ile iş istasyonunda dğeerlendirilmesi sonucunda; BULGULAR: Koroner arterlere yönelik yapılan kalsiyum skorlamasında Agatston skoru 0 bulunmuştur. Her iki ana koroner arter normal lokalizasyonlarından orijin almaktadır. Aort kapağı triküspit özelliktedir. Sağ dominansı mevcuttur. RCA proksimalinde açılanma izlendi. Koroner arterlerde belirgin darlık saptanmadı. İnceleme alanına giren her iki akciğerde patolojik olusum izlenmedi.Normalmidir hocam
Merhaba. Normal.
Hocam merhaba,
Vakit ayırım raporumu yorumlayabilir misiniz.
Bulgular
LAD ve Cx koroner arterler sol sinüs valsalvadan aynı kökten orijin almaktadır.
Sonuç ve Öneriler
KORONER BT ANJIOGRAFİ İNCELEMESİ Teknik: GE 64 dedektörlü BT ile noniyonik kontrast madde enjeksiyonu esnasında spiral inceleme yapıldı. Retrospektif EKG gating ile farklı fazlardan görüntüler elde edilip bu görüntüler MPR, MIP ve 3D volüm rendering teknikleri ile değerlendirilmiştir. Kontrast madde: IOHEKSOL 350/100 ml IV-flakon kullanılmıştır. Bulgular: Sağ dominant dolaşım izlendi. Sağ koroner arter (RCA) ve distalde RPD ve RPL cidarları ve kalibrasyonları doğaldır. Konus arteri ve sinoatrial nod arteri RCA dan orijin almaktadır. Sol ana koroner arter (LMCA) izlenmedi (agenezi). Sol anterior desendan arter (LAD) proksimal ve orta segmenti doğaldır. Zayıf gelişmiş D1 dalı izlendi. LAD ve Cx koroner arterler sol sinüs valsalvadan aynı kökten orijin almaktadır. Sirkumfleks koroner arter (Cx) cidar/ lümen kalibrasyonu doğaldır. Zayıf gelişmiş OM1 dalı mevcuttur. Enddiastolik sol ventrikül kavitesi midventriküler hatta 44 mm, serbest duvar kalınlığı 9 mm’dir. Asendan aorta kalibrasyonu 31 mm’dir. Kalsiyum skoru 0 dır.
Merhaba, ciddi bir şey yok. Geçmiş olsun.
Merhaba sayın hocam babam anjiyo yapıldı baypas dediler sizin saygıdeğer görüşünüzü alabilir miyiz
29/01/2026Yaş ve Cinsiyeti :1963/
Selektif koroner anjıografi (700.810) İŞLEM : Sağ radial bölgeye %2 prilokain ile anestezi uygulandıktan sonra radial artere modifiye Seldinger tekniği ile 6F sheath yerleştirildi. 0.35 inch guide wire, 5F TIG II 3.5 tekli radial diagnostik kateteri ile sağ ve sol koroner ostiumlarına yerleştirilerek koroner arterler görüntülendi.İşlem sonrası ponksiyon bölgesine basınç uygulanarak sheath çekildi. Komplikasyon olmadı. Ana koroner : %60-70 darlık izlendi.Sol ön inen koroner arter :Proksimal %80-90 darlık, Mid %70 darlık izlendi. Cx arter : Mid %30 darlık, OM2 %50 darlık izlendi. Sağ koroner arter : Mid %70 darlık izlendi. (Non-Dominant)Ventrikülografi : Yapılmadı.
Merhaba, ameliyat kararı doğru.
Sol öne inen damar mıd plaklı ne demek oluyo hocam,bi sıkıntı yaratırmı?
Merhaba, şu an için sıkıntı yaratmaz. Kardiyoloji takibinde kalın.
Merhaba hocam baypas ameliyatı denildi siz değerli görüşlerinizi paylaşabilirmisiniz.
Ana koroner : %60-70 darlık izlendi
Sol ön inen koroner arter
Proksimal %80-90 darlık Mid %70 darlık izlendi
Cx arter : Mid %30 darlık OM2 : %50 darlık izlendi
Sağ koroner arter : Mid %70 darlık izlendi (Non dominat)
Ventrikülografi: yapılmadı
Merhaba, rapora göre ameliyat kararı doğru. Geçmiş olsun.
Merhaba hocam. Yorum yaparmısınız
32 yaşında erkek hasta
Total kalsiyum skoru 0 olup kalsifik plak yoktur.
Aorta ve pulmoner arter çapları normaldir.
Kalp kontur ve büyüklüğü normaldir.
Sol dominansi izlendi.
RCA açıktır. Seyri boyunca ince kalibrede olup distali hipoplaziktir. Belirgin plak saptanmadı.
LMCA açıktır. Çapı proksimal kesiminde 8 m
ölçülmüş olup ektaziktir. Plak saptanmadı.
LAD’nin orijin düzeyinden hemen sonra erken
çıkış yapan iyi gelişmiş DI ve iyi gelişmiş D2, ince kalibrede D3-D5 dalları vardır. LAD nin trasesi boyunca anlamlı darlığa neden olabilecek belirgin plak saptanmamıştır. D2 sonrası 3 cmlik segmentinde yüzeyel intramiyokardiyal seyir vardır. Intramiyokardiyal segment yüzeyel izlenmekle beraber bu seviyede kalibrede hafif azalma dikkati çekmiştir. D3 dalı
intramiyokardiyal düzeyden çıkış yapmaktadır.
LAD distal kesimine kadar açıktır.
LCxin iyi gelişmiş OMI, ince kalibrede OM2 ve iyi
gelişmiş OM3 dalları mevcuttur. Seyri boyunca darlığa neden olabilecek plak saptanmamıştır.
Merhaba, ciddi bir şey yok. Geçmiş olsun.
Merhaba hocam raporu yorumlaya bilirmisiniz
Total kalsiyum skoru 0 olup kalsifik plak yoktur.
Aorta ve pulmoner arter çapları normaldir.
Kalp kontur ve büyüklüğü normaldir.
Sol dominansi izlendi.
RCA açıktır. Seyri boyunca ince kalibrede olup distali hipoplaziktir. Belirgin plak saptanmadı.
LMCA açıktır. Çapı proksimal kesiminde 8 m ölçülmüş olup ektaziktir. Plak saptanmadı.
LAD’nin orijin düzeyinden hemen sonra erken çıkış yapan iyi gelişmiş D1 ve iyi gelişmiş D2, ince kalibrede D3-D5 dalları vardır. LAD’nin trasesi boyunca anlamlı darlığa neden olabilecek belirgin plak saptanmamıştır. D2 sonrası 3 cmlik segmentinde yüzeyel intramiyokardiyal seyir vardır. İntramiyokardiyal segment yüzeyel izlenmekle beraber bu seviyede kalibrede hafif azalma dikkati çekmiştir. D3 dalı intramiyokardiyal düzeyden çıkış yapmaktadır. LAD distal kesimine kadar açıktır.
LCx’in iyi gelişmiş OM1, ince kalibrede OM2 ve iyi gelişmiş OM3 dalları mevcuttur. Seyri boyunca darlığa neden olabilecek plak saptanmamıştır.
Merhaba, ciddi bir şey yok. Geçmiş olsun.
Merhaba Cem Bey,
Annemin raporunu yorumlayabilirseniz çok sevinirim. Şimdiden çok teşekkür ederim. Yaşı 56.
KAROTİS RDUS İNCELEMESİ
Sağ CCA lümeni Trunkal bifurkasyo düzeyinden itibaren açıktır. CCA İ-M kompleksi kalınlığı normaldir (0.71mm). Plak izlenmedi.
Doppler incelemelerde CCA lümeninde normal akım paterni mevcuttur. Hız artışı veya spektral saçılma izlenmedi.
Sağ bulbusta plak saptanmadı.
Sağ İCA lümeni açıktır, İCA lümeninde plak saptanmadı. RDUS incelemede İCA lümeninde düşük dirençli akım paterni mevcuttur. Anormal hız artışı veya spektral saçılma izlenmedi.
Sağ ECA lümeni açıktır, plak saptanmadı. RDUS incelemede normal yüksek dirençli akım formu izlenmektedir.
DAMAR
PSV (cm/sn)
EDV (cm/sn)
SAĞ CCA
87
25
SAĞ İCA
57
21
SAĞ ECA
68
14
Sol CCA lümeni supraklavikuler düzeyden itibaren açıktır. CCA İ-M kompleksi kalınlığı normaldir (0.77mm). Plak izlenmedi.
Doppler incelemelerde CCA lümeninde normal akım paterni mevcuttur. Hız artışı veya spektral saçılma izlenmedi.
Sol bulbus arka duvarda yaklaşık 9mm uzunluğunda 1.9mm kalınlığında düzgün yüzeyli hafif hipoekoik darlık yapmayan tip II plak vardır.
Sol İCA lümeni açıktır, İCA lümeninde plak saptanmadı. RDUS incelemede İCA lümeninde düşük dirençli akım paterni mevcuttur. Anormal hız artışı veya spektral saçılma izlenmedi.
Sol ECA lümeni açıktır, plak saptanmadı. RDUS incelemede normal yüksek dirençli akım formu izlenmektedir.
DAMAR
PSV (cm/sn)
EDV (cm/sn)
SOL CCA
78
24
SOL İCA
53
22
SOL ECA
81
18
YORUM: Sol bulbus arka duvarda yaklaşık 9mm uzunluğunda 1.9mm kalınlığında düzgün yüzeyli hafif hipoekoik darlık yapmayan tip II plak.
Merhaba. Ciddi bir şey yok. Geçmiş olsun.
HOCAM MERHABA AŞAĞIDAKİ DURUMUDA YORUMLAMANIZ MÜMKÜNMÜDÜR.
KORONER ANJİYOGRAFİ
LMCA : NORMAL
LAD : PROKSİMAL %40 DARLIK
IM DALI : %50 DARLIK
Cx :PLAKLI OM1 %60 DARLIK
RCA : MİD%30 DARLIK , DİSTAL YAVAŞ AKIM %40-50 DARLIK
Merhaba, çok ciddi olmayan darlıklar var. Kardiyoloji kontrolünde kalmanızı öneririm. Geçmiş olsun.
Baybars amaliyatini göğüs kafasını açmadan yapiyormusunuz hangi hastane hangi doktor
Evet yapıyoruz. Acıbadem Maslak ve Altunizade hastanelerinde.