MENÜ

KAPAT

İlgi Alanları

Koroner Arter

Hastalıkları Tedavisi

Koroner arter hastalığı kalbi besleyen koroner damarların ateroskleroz (damar sertliği) sonucu daralması, tıkanması ve buna bağlı olarak da kalp adalesinin hasar görmesi sonucu oluşan hastalıktır.

Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümler gelişmiş ülkelerde tüm ölümlerin yarısını oluşturmaktadır. Kalp hastalarının da %75’i aterosklerotik (damar sertliği) koroner arter hastalıklarıdır. ABD’de her sene 600 bin kişi, yarısı ani olmak üzere koroner kalp hastalığından dolayı yaşamını yitirmektedir. Erkeklerde kadınlardan dört kat daha fazla görülmektedir. Menopoz sonrası kadınlarda risk artmaktadır. Koroner arter hastalığına erkeklerde 50-60 yaşlarında, kadınlarda ise 60-70 yaşlarında daha sık rastlanır.

Koroner Damarlar Nelerdir?

Kalp de tıpkı diğer organlarda olduğu gibi hücrelerden oluşur ve oksijenlenmesi / kanlanması gerekir. Her ne kadar kalbin her dört odacığı kanla dolu olsa da kalp beslenmesini kendi içindeki kanla değil; aort damarından ayrılan sağ ve sol kalp atardamarlarından (koroner arterler) beslenir.

Başlangıçta 2 ana dal halindedir:
Sağ koroner arter (right coronary artery veya kısaca RCA) ve sol ana koroner arter (LMA). Sol ana koroner arter ise kısa bir bölüm sonrasında 2 ye ayrılır:
1. Sol ön inen arter (left anterior descending veya kısaca LAD),
2. Sirkumfleks arter (circumflex artery veya kısaca Cx).

Dolayısıyla, kalbi 2’si solda, biri sağda olmak üzere 3 atardamar besler.
Sağ koroner arter kalbin arka yüzünü ve sağ ventrikülü kanlandırır. Kendisinden; akut marjin, sol ventrikül, sinüs düğümü arteri gibi dallar çıkarlar. Bazen posterior descending dalını da verir.

Cx arter ise atrium (kulakçık) ve ventriküllerin (karıncık) arasından dolanıp kalbin arkasına yönlenerek kalbin yan ve arkasını kanlandırırlar. Kendisinden çıkan yan dallara obtus marginal adı verilir. Bazen posterior descending dalını da verir.

LAD ise kalbin ön yüzünde yukarıdan aşağıya doğru uzanır. Kalbin ön yüzünü kanlandırır. Kendisinden çıkan dallar diagonal ve septal dallar olarak adlandırılır. Kalp kasının en büyük bölümünü sulayan damardır, dolayısıyla kalbin en önemli damarıdır. Bu damara bağlı miyokart infarktüslerinde kalp kası hasarı daha büyük olur.

Sağ koroner arter, sağ kulakçık ve karıncığı ve iki karıncık arası bölmenin arka kısmını besler.

Sirkumfleks arter, sol kulakçığı, sol karıncığın yan ve arka kısımlarını kanlandırır.

Sol ön inen arter ise sol karıncığın ön yüzünü ve iki karıncık arası bölmenin ön kısmını besler.

Bu damarlar tıkandığı zaman (miyokart infarktüsü veya kalp krizi) kanlandırdıkları kalp bölgelerinde harabiyet ve buna bağlı kasılma bozuklukları oluşur.

Kalbi besleyen bu damarların açık kalması son derece önemlidir. Ateroskleroz (damar sertliği) dediğimiz hastalıkta bu damarlarda plak dediğimiz yapılar oluşur ve bunlar zamanla ilerleyip kireçlenerek darlık ve tıkanıklıklara yol açıp kalp kasının beslenmesinin bozulmasına ve dolayısıyla ciddi problemlere neden olabilirler.

Koroner Arter Hastalığı Nedir?

Koroner arter hastalığı kalbi besleyen koroner damarların ateroskleroz (damar sertliği) sonucu daralması, tıkanması ve buna bağlı olarak da kalp adalesinin hasar görmesi sonucu oluşan hastalıktır.

Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümler gelişmiş ülkelerde tüm ölümlerin yarısını oluşturmaktadır. Kalp hastalarının da %75’i aterosklerotik (damar sertliği) koroner arter hastalıklarıdır. ABD’de her sene 600 bin kişi, yarısı ani olmak üzere koroner kalp hastalığından dolayı yaşamını yitirmektedir. Erkeklerde kadınlardan dört kat daha fazla görülmektedir. Menopoz sonrası kadınlarda risk artmaktadır. Koroner arter hastalığına erkeklerde 50-60 yaşlarında, kadınlarda ise 60-70 yaşlarında daha sık rastlanır.

Kimlerin Koroner Arter Hastalığına Yakalanma Olasılıkları Daha Fazladır?

Değiştirilemeyen risk faktörleri
1. Erkek olmak: Erkeklerde hastalık kadınlara göre daha erken yaşlarda ve daha sık görülür. Ancak 70 yaş sonrasında bu oranlar eşitlenir.
2. İleri yaş: Yaş ilerledikçe özellikle 65 yaşından sonra koroner arter hastalığı riski de artar. Ancak risk faktörlerinin çokluğu hastalığı daha erken yaşlara çeker.
3. Aile öyküsü: Ailede koroner arter hastalığı öyküsü varsa ve özellikle de ailede 50 yaşından önce bu hastalığa yakalanmış kimseler varsa koroner arter hastalığı riski yükselir.

Değiştirilebilir risk faktörleri
1. Sigara kullanımı
2. Kolesterol ve trigliserid yüksekliği
3. Tansiyon yüksekliği
4. Kontrolsüz diyabet (şeker hastalığı)
5. Hareketsiz yaşantı (egzersiz yapmama)
6. Kilo fazlalığı (VKİ>25 kg/m2)
7. Stres
8. Sağlıksız beslenme

Ateroskleroz Dışında Koroner Arter Hastalığına Yol Açan Nedenler Nelerdir?

1. Uyku apnesi
2. Yüksek hassasiyetli C-reaktif proetin (hs-CRP)yüksekliği
3. Homosistein
4. Hamilelik döneminde preeklampsi yaşamış kadınlar
5. Aşırı alkol tüketimi
6. Otoimmün hastalıklardır.

Koroner Arter Hastalığında Şikayetler Nelerdir?

1. Ağrı, genellikle göğüs üzerinde basınç yanma şeklinde tarif edilir. Boyuna omuza çeneye sırta karnın üst bölgesine veya kollara yayılabilir. Ağrı genellikle eforla (özellikle soğuk havalarda merdiven ve yokuş çıkmakla) olur. Durup dinlenmekle bir iki dakika içinde geçer.
2. Çarpıntı
3. Egzersizle oluşan solunum zorluğu, ağrı veya dinlenme ile geçebilir.
4. Sempatik sistem uyarısı ile terleme
5. Bulantı
6. Azalmış egzersiz toleransı

Şeker hastası olanlar ve yaşlı hastalarda halsizlik solunum zorluğu bulantı gibi.atipik belirtiler daha sık görülür. Ayrıca şeker hastalığında sinir uçları ağrıyı yeterince iletmediği için şeker hastaları ağrı hissetmeyebilirler. Buna “sessiz iskemi” denir.

Koroner Arter Hastalığında Tanı

Genellikle stres veya egzersizle ortaya çıkan, nitratlar veya istirahatle düzelen göğüs ağrısı, ağrı veya stres testi esnasında EKG veya sintigrafide iskemi bulgularının saptanması, koroner anjiografide koroner arterlerde önemli daralma veya tıkanıklıkların görülmesi ile teşhis konulur.

Elektrokardiogram (EKG), kalbinizin elektriksel aktivitesini istirahat anında kaydeder. Egzersiz anında yapılmasına stres test denir. Her iki test kalbinizin oksijen azalmasında doğru çalışıp çalışmadığını gösterir.

Egzersiz talyum test, nükleer stres test olarak da bilinir. Test için radyoaktif bir madde olan talyum kana verilir ve kalp tarafından tutulması gözlenir. Zarar gören yada ölen kalp kası veya daralan bir damar nedeni ile maddeyi yeterince tutamaz.

Ekokardiyografi, ses dalgaları ile kalbin çalışması ve kan akımı izlenir. Koroner anjiyografide hasta bir ilaçla sakinleştirildikten sonra bir boya kan akımınıza enjekte edilir bu sırada doktor röntgen ile canlı olarak kalbinizin arterlerini kapakçıklarını ve kan akımını izler. Tıkanma olup olmadığını ve derecesini saptar. Bu yöntem genellikle ne tür bir tedavi uygulanması gerektiğinin saptaması için kullanılmaktadır.

Pozitron emisyon tomografi (PET) vücutta belli elementlerin enerjisi saptanarak kalp kasının canlı olduğu ve çalıştığını aynı zamanda gelen kanın yeterli olup olmadığını kontrol edilebilir.

Koroner anjiyografi: Bir kamera ile koroner damarlarınızın incelendiği hareketli röntgen film çekimidir. İşlem kateter laboratuvarında uygulanır. Doktorunuz kolunuzdaki veya bacağınızda büyük atar damarların birine ince küçük bükülebilir bir katateri yerleştirerek koroner arterlerin çıktığı aort damarına kadar ilerletir. Kateterden koronerlere boyalı bir madde verilir. Bu arada çekilen filmde koroner damarlarınızda hangi bölgelerinde ne kadar darlık olduğu tespit edilebilir.

Koroner Arter Hastalığında Tedavi Yöntemleri

1. Önleme-önlem almak
Sigarayı bırakmak
Tansiyon, kolesterol ve şeker hastalıklarını tedavi etmek
Düzenli egzersiz, özellikle yürüyüş yapmak
Düşük yağlı, düşük tuzlu ve meyve, sebze, tahıl ağırlıklı beslenmek
Kiloyu vücut kitle indeksi 23-25 kg/m2 arasında olacak şekilde dengelemek
Stresi azaltmak

2. Girişimsel işlemler
Balon veya stent: Aynen koroner anjiyo gibi kol veya kasık damarından kateter aracılığıyla girilip damarlardaki darlıklara balon veya stent yapılarak damarların açılması sağlanır. Tek başına balon artık günümüzde çok nadir kullanılmaktadır. Damarın, damardaki darlığın ve diğer risk faktörlerinize bağlı olarak doktorunuz ilaçsız veya ilaçlı stent kullanabilir. Günümüzde stentlerdeki en ciddi sorun yeniden tıkanma ihtimalleridir. Bunun için stent yapılan hastalarda ömür boyu kan sulandırıcı (pıhtı engelleyici) ilaçlar kullanmak gerekir. Bypass ile kıyaslandığında yeniden anjiyo veya yeniden girişim olasılığı stentlerden sonra çok daha fazladır.

Kimlerde Stent Uygulanır?

1. İlaç tedavisi ve aldığınız önlemlere rağmen şikayetleriniz devam ediyorsa
2. Göğüs ağrısı yakınmanız giderek artıyorsa
3. Kalp krizi geçirip acil hastaneye gelmişseniz stent sizin için uygun bir tedavi seçeneği olabilir.

Kimlerde Koroner Bypass Ameliyatı Gerekir?

1. Sol ana koroner damarınızda tıkanıklık varsa
2. Kalbin kasılma kuvveti (EF) azalmışsa
3. Yaygın damar hastalığı varsa
4. Şeker hastalığı varsa
5. Kalp damarları inceyse koroner bypass ameliyatı sizin için uygun bir tedavi seçeneği olabilir.

Stent mi, Koroner Bypass mı?

Stent kalp krizi geçirmekte olan bir hastada veya kalbinde tek damarda tıkanıklık yaşanan hastalarda tercih edilebilecek bir yöntemdir.
Bypass ise; özellikle çoklu damar tıkanıklıklarında tercih edilen tedavi yöntemidir.

Buradan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İlke Sipahi ile yaptığımız çalışmanın detaylarına ulaşabilirsiniz:

Koroner Arter Bypass Cerrahisi

Bypass ameliyatı göğüsten, koldan alınan atardamar veya bacaklardan alınan toplardamarların kalbin tıkanmış olan koroner damarına takılması işlemidir. Bu girişim sonrasında tıkalı damardan geçemeyen kan akışı yeni takılan damarlardan geçerek kalbi besler.

Bu operasyon çoğunlukla bir açık kalp ameliyatı gerektirir; yani insan kalbi ve akciğerleri tamamen durdurularak kalbin üzerinde daha rahat çalışma olanağı sağlanır ve bu esnada beyin ve diğer organların kan ve oksijen ihtiyacı vücut dışında bulunan bir yapay ‘kalp-akciğer’ makinesi sayesinde karşılanır. Alternatif olarak kalp durdurulmadan çalışan kalpte de bu işlem yapılabilir. Ancak bir çok klinik araştırma çalışan kalpte yapılan ameliyatların uzun dönem sonuçlarının duran kalpte yapılan ameliyatlara kıyasla daha iyi olmadığını göstermiştir. By-pass ameliyatında kullanılan damarlar, bacak toplardamarı (safen ven), göğüs ön duvarını besleyen atardamar (internal mamarian arter, IMA) veya kol atardamarı (radyal arter) olabilir. Bunların seçimi hastadan hastaya değişkenlik gösterir. Genelde atardamarların (IMA ve radyal arter) uzun dönemde açık kalma şansı toplardamarlara (safen ven) oranla daha yüksektir. En çok kullandığımız damar göğüs damarıdır. Bu damar sağ ve sol olmak üzere iki tanedir. İkisi de bypass amaçlı kullanılabilir. Ancak şeker hastaları, KOAH hastaları ve aşırı kilolu hastalarda bazen tek taraflı kullanmak gerekebilir.

Minimal İnvaziv Koroner Arter Bypass Ameliyatı

Daha az invaziv bir cerrahi tekniktir. Kesi yeri daha küçüktür, göğüs ön duvar kemiği (iman tahtası) kesilmez ve işlem kalp çalışırken yapılabilir. Bu komplikasyon risklerini de azaltır. İşlem hastanın kendine gelme süresini ve masrafları da azaltacaktır. Bu operasyon yalnızca bu ufak kesi ile bypassın yapılabileceği genellikle kalbin ön inen dalındaki (LAD) darlıklarda , risk ve komplikasyonları düşük hastalarda uygulanabilir.

Robot Destekli Koroner Bypass Ameliyatı

Robot destekli koroner bypass ameliyat MIDCAB (damarı elle dikmek) veya TECAB (damarı tamamen robotla dikmek) olmak üzere iki türlü yapılır. Her hasta için uygun değildir. Kalbin ön yüzündeki LAD diye adlandırılan kraliçe damara bypass yapmak için kullanılır.

Merkezimizde ayrıca bacaktan ve koldan damar çıkartmak için endoskopik damar çıkartma (EVH) yöntemi kullanılmaktadır. Türkiye’de ilk ve en büyük seri merkezimize ait olup bugüne kadarki toplam sayı 400’ü geçmiştir.

Koroner Bypass Ameliyatı Ne kadar Sürer?

Koroner bypass ameliyatları yapılan bypass sayısına göre değişmekle beraber ortalama 2 ila 4 saat arasında süren ameliyatlardır.

Koroner Bypass Ameliyatı Sonrası Yoğun Bakım

İlk 24 saat kanama ve ritim bozukluklarının en sık görüldüğü dönem olduğu için bypass ameliyatlarından sonra hastalar yaklaşık 24 saat yoğun bakımda takip edilmelidir.
Ameliyattan sonra hastalarımız bir gün yoğun bakımda kalır ertesi gün servise çıkarlar servise çıktığı gün kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilir. Yemeğini yer yüzünü yıkar dişini fırçalayabilir ve aynı gün ayağa kalkıp oda içinde veya serviste yürür.
Ameliyatın üçüncü günü genellikle hastalarımız merdiven çıkar ve banyolarını yapar. Herhangi bir sorun yoksa hastalarımız 4. 5. günde taburcu olur. Taburculuk sürecinden sonara evde gerekli takipleri yapıp olumsuz bir durum varlığında mutlaka bizi uyarmaları gerekir.

Koroner Bypass Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Dünyada tüm ameliyatlar içerisinde en çok yapılan ameliyatlardan biridir. İyi merkezlerde yaklaşık %1 risk ile yapılır. Ölüm riski dışında en sık karşılaşılan komplikasyon felçtir ve %1-2 oranında görülür..
Ülkemizde sadece bypass değil tüm kalp ameliyatlarının sonuçlarını kamu ile paylaşan tek hastane Acıbadem hastanesidir ve Bypass ameliyatındaki başarı oranı %99’un üzerindedir. Felç oranımız ise %1’in altındadır.

Bypass ameliyatları esnasında ve sonrasında genellikle yüksek miktarda kan ve kan ürünü kullanılmakta olup Acıbadem hastanesinde bypass ameliyatı olan hastaların yaklaşık %90’ında kan kullanılmamaktadır. 20 yılı aşkın bir süredir kan kullanmanın olumsuz etkileri konusunda yayınlanmış bir çok çalışmamız vardır ve artık güncel tedavi kılavuzlarında da kan kullanmanın kesin zararları gösterilmiş ve kan kullanılması kısıtlanmıştır.

Koroner Bypass Ameliyatı Sonrası

Bypass ameliyatından sonraki hedef hastanın bir an önce günlük yaşama geri dönmesidir. Bu amaçla tüm dünyada hızlandırılmış iyileşme “Fast Track Recovery” protokolünün öncü kurumlarından bir tanesi Acıbadem hastanesidir. Bu sayede hastalarımız yoğun bakımda bir günden az kalmakta, 3.gün merdiven çıkarttırılmakta; 4 – 5 gün içerisinde taburcu edilmektedir.

Koroner Bypass Ameliyatı Sonrası Oluşabilecek Komplikasyonlar

Bypass Ameliyatı sonrasında kanama, yeniden ameliyat, felç, enfeksiyon ve ritim bozukluğu gibi komplikasyonların yanı sıra uykusuzluk, iştahsızlık gibi sorunlar da gözlenmektedir.

Koroner Bypass Ameliyatı Sonrası Evde Bakım

Bypass Ameliyatı sonrası hastalar evde özel bir bakım ihtiyacı hissetmezler. İlk 1 ay hastaların tansiyon, nabız, kilo ve ateş takiplerinin düzenli yapılması önerilir. Şeker hastalığı bulunanların günlük şeker seviyelerine bakmaları gerekmektedir. Evdeki ilk günlerinden itibaren; gittikçe artan tempoda yürüyüş yapmaları ve eskisine nazaran hareketli bir yaşam sürdürmeleri önerilmektedir.

Koroner Bypass Ameliyatı Sonrası Yaşam

Hastalarımızın bilmesi gereken şey, ameliyat sonrasında eskiye göre çok daha sağlıklı olduklarıdır. Damar sertliği yaygın bir hastalık olduğu için hastalarımız kendilerini damar sertliğine karşı korumalıdır; bunun için tansiyon, şeker, kolesterol, takibinin yanı sıra sigara içilmemesi ve haftada en az 5 gün birer saat düz yolda yürüyüş yapmaları önerilir.

Koroner Bypass Ameliyatı Sonrası Cinsel Yaşam

Bypass ameliyatı sonrasında hastalar kendilerini hazır hissettiklerinde cinsel yaşantılarına başlayabilir. Ancak özellikle ilk 2 ay içerisinde önerilen kendileri için pasif pozisyonları tercih etmeleridir. Bypass ameliyatı olan hastaların hekimlerine danışarak erektil disfonksiyon ilaçları kullanmasında da sakınca bulunmamaktadır.

Koroner Arter Hastalıkları Tedavisi hakkında
soru ve yorumlarınızı bizimle paylaşın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

475 thoughts on “Koroner Arter Hastalıkları Tedavisi

  1. Merhaba hocam size zahmet değerlendirme yapar mısınız.mt anjiyo dan 1 yıl sonra troponin 36 çıktı tekrar anjiyo oldum oda temiz çıktı ….KORONER BT ANJİO VE 3 BOYUTLU GÖRÜNTÜLEME TETKİKİ VE KALP KALSİYUM SKORLAMA

    İnceleme IVKM öncesi ve sonrası koroner arterlere yönelik EKG eşliğinde elde edilmiştir.

    Tetkik tek anatomik bölgeye yönelik elde edilmiş olup üç boyutlu görüntüler oluşturularak değerlendirilmiştir.

    Yapılan kalsiyum skorlama incelemesinde Agatston skoru 0’dır.

    Kalp kontur ve büyüklüğü normaldir.

    Kalp boşlukları içerisinde kitle ya da trombüs izlenmedi.

    Aorta ve pulmoner arter çapları normaldir.

    Sağ koroner arterin kalibrasyonu ve lümen içi kontrast doluşu normaldir.

    Sağ koroner arter dominanttır. PLB, PDA patenttir.

    Sol ana koroner arterin kalibrasyonu ve lümen içi kontrast doluşu normaldir.

    LCx kalibrasyonu ve lümen içi kontrast doluşu normaldir.

    LCx proksimalinden köken alan sinoatrial nodal arter varyasyonu mevcuttur.

    OM patenttir.

    LAD proksimalde kalibrasyonu ve lümen içi kontrast doluşu normaldir. LAD D1 dalını verdikten sonra yaklaşık 2 cm lik segmentte intramiyokardiyal seyir göstermektedir. Bu düzeyde kalibrasyonu 1.7 mm olup incelmiştir ve hafif derecede stenoz ile uyumludur.

    D1 iyi gelişmiş ve patenttir.

  2. Merhaba hocam rica etsem degerlendirirmisiniz

    Sağ koroner arter (RCA) dominant özelliktedir. Kalibrasyonu olağandır.Konturları düzgündür. Anlamlı darlık saptanmamıştır. Dalları normaldir.

    Sol ana koroner arter (LM) kısa seyirlidir. Kalibrasyonu olağandır. Konturları düzgündür.

    Sol anterior desendan arter (LAD) konturları düzgün ve kalibrasyonu olağandır. Anlamlı darlık saptanmamıştır. Dalları normaldir.

    D1 iyi gelişmiş olup proksimalde %10-30 darlığa neden olan olmak üzere ardışık nonkalsifik,kalsifik plak formları ve duvar düzensizlikleri izlendi.

    Sol sirkumfleks arter (LCX) non-dominant özelliktedir. İnce kalibrasyonda olup, orta ve distal segment takip edilememiştir.

    SONUÇ :

    -CAD RADS 2/N

    Kalsiyum skor 0

  3. Hocam merhaba değerli bilgiler için teşekkür ederim . Kardeşimde koroner arter anomelleri teşhisi konuldu nadir rastlanılan bir durum olduğunu öğrendik. Kimisi anjiyo diyor kimisi stent kimisi kesinlikle ameliyat diyor bir araştırma içindeyiz ne yapacağımızı kime danışacağımızı şaşırdık işin açığı. Damarı akciğere yapışık ya da altından geliyormuş bir tanesi. Nükleer tıp önerildi ancak sonrasında gerek yok direk ameliyat denildi . Lütfen bize yardımcı olabilir misiniz hocam kardeşim daha 33 yaşında teşekkür ederim maddi bi destek beklemiyoruz sadece bizim için ne uygun onu öğrenmek istiyoruz

  4. Sikayeti :GÖGÜS ARISI
    Hikayesi :GÖGÜS AGRISI SIKAYETI NEDENIYLE TARAFIMIZA BASVURAN HASTA KAH TANISI LE
    NTERNE EDLD.
    Klinik Bulgular :TA:NA:EF:ATE:
    Tedavi :HASTAYA KORONER ANJOGRAF LEM PLANLANDI. HASTA VE YAKINLARINDAN
    YAZILI VE SÖZLÜ ONAM ALINDIKTAN SONRA HASTA GEREKL HAZIRLIKLARIN ARDINDAN
    ANJO LABORATUVARINA ALINDI. YAPILAN KAGDE MEDKALTEDAV KARARI ALINDI.
    ZLEMLERNDE GENEL DURUMU Y OLAN HASTA MEDKAL TEDAVS DÜZENLENEREK BR AY
    SONRA POLKLNK KONTROLÜ ÖNERLEREK TABURCU EDLD.
    Ameliyat Notu :LAD MD % 40 DARLIK, CX DSTAL % 40, EKTAZK PLAKLI. MEDKAL TEDAV
    Öneriler :YAAM TARZINDA DEKLK/YASIZ VE TUZSUZ DYET
    Youn Bakm Notu :.
    Tan :125.0 ATEROSKLEROTK KARDYOVASKÜLER HASTALIK

    Hocam babam için böyle söylendi bu sonuca göre ne söylersiniz teşekkür ederim

  5. Merhaba hocam 55 yaşındayım 21 yaşından beri tansiyon hastasıyım , rica etsem degerlendirme yapabilirmisiniz. Teşekkür ederim .KORONER KALSİYUM SKORLAMA
    Total AGATSTON Kalsiyum Skoru 573,8 olarak hesaplanmıştır. Kendi yaş ve cinsiyeti aralığı için akut koroner olay gelişim riski %90 persentil düzeyindedir.
    KORONER BT ANJİOGRAFİ
    LMCA (SOL ANA KORONER ARTER) :
    Normal pozisyonda çıkım göstermektedir.
    Kontur kalibrasyonu olağan olup darlık ve plak saptanmadı.
    LAD (SOL ÖN İNEN ARTER) :
    İyi derecede gelişmiş D1 dalı, az derecede gelişmiş D2 dalı mevcuttur. D2 dalını verdikten sonra kısa segment yüzeyel tipte myokardiyal köprüleşme izlenmektedir. Ayrıca bu segmentten sonrasında diffüz ince kalibrasyon dikkati çekmektedir.
    LAD da proksimal segmentten başlayarak D1 dalı proksimal kesimine doğru uzanım gösteren, LAD lümeninde yaklaşık %25-49, D1 dalı düzeyinde ise kritik stenoz oluşturacak şekilde devamlılığı bulunan kalsifik plak formasyonu mevcuttur.
    LAD orta segmentte ardışık yerleşimli, lümende en belirgin yerinde yaklaşık %70 oranında darlık oluşturan, birkaç adet, kalsifik ve mikst plak formasyonuna ait görünüm mevcuttur. Bu bölümde yaygın cidar düzensizlikleri de görünüme eşlik etmektedir.
    Bunun dışında plak ve stenoz bulgusu saptanmamıştır.

    LCX (SOL SİRKUMFLEKS ARTER) :
    Orta derecede gelişmiş OM1, orta derecede gelişmiş OM2 dalları mevcuttur. OM2 dalını verdikten sonra atrioventriküler olukta oldukça ince kalibrasyonda seyir ve devamlılık göstermektedir.
    LCX diffüz ince kalibrasyonda izlenmiş olup seyri boyunca cidar düzensizlikleri şeklinde izlenen ince yumuşak plak formasyonları izlenmiştir.
    Bunun dışında plak ve stenoz bulgusu saptanmamıştır.
    RCA (SAĞ ANA KORONER ARTER) :
    Az derecede gelişmiş AM1, orta derecede gelişmiş AM2 dalları mevcuttur.
    RCA proksimal segmentte orjin hemen sonrasında lümende %25’in altında darlık oluşturmuş, pozitif remodelize görünümlü, yumuşak plak formasyonu izlenmiştir.
    Tariflenen plak heman sonrasında lümende yaklaşık %50-69 oranında darlık oluşturan, pozitif remodelize görünümlü, kaba kalsifik plak formasyonuna ait görünüm izlenmiş olup 1 cm’den daha kısa bir segmenti ilgilendirmektedir.
    Orta segmentte ise ardışık yerleşimli, en belirgin yerinrde lümende yaklaşık %50-69 oranında darlık oluşturan, multipl kalsifik plak formasyonları mevcuttur. Ayrıca distal segmentte yaygın cidar düzensizliği şeklinde izlenen ince yumuşak ve kalsifik plak formasyonlarına ait görünüm izlenmiştir.
    Orta derecede gelişmiş AM2 dalı orjin lokalizasyonunda lümende yaklaşık %70 oranında darlık oluşturan, 1 cm’den daha kısa bir segmenti ilgilendiren, kalsifik plak formasyonuna ait görünüm mevcuttur. Tariflenen AM2 dalı kalibrasyonu proksimal kesiminde yaklaşık 1,5 mm olarak ölçülmüş olup AGATSTON Kalsiyum skorlamasına dahil edilmiştir.
    AM2 dalı çıkımı düzeyinde de RCA lümeninde yaklaşık %25-49 oranında darlık oluşturan, kalsifik plak formasyonu izlenmiştir.
    AM2 dalı çıkımı hemen sonrasında ise yine RCA lümeninde yaklaşık %50 oranında darlık oluşturan, 1 cm’den daha kısa bir segmenti ilgilendiren lineer kalsifik plak formasyonuna ait görünüm mevcuttur.

    DOLAŞIM DOMİNANSI:
    Sağ dominant dolaşım mevcuttur. İnterventriküler septum posteriorunun vasküler desteği RCA dan orjinlenen PDA ve posterolateral dallar ile olmaktadır.
    SANA ve konus arteri RCA dan köken almaktadır.
    KALP BOŞLUKLARI VE ANA VASKÜLER YAPILAR:
    Her iki ventrikül ile her iki atrium konfigürasyonları ve genişlikleri olağandır.
    Aort kökü düzeyinde çap 31 mm , asendan aort proksimal kesiminde 42 mm , desendan aort düzeyinde 21 mm ölçülmüş olup assendan aort ektaziktir. Assendan ve dessendan aortada milimetrik boyutlu aterosklerotik cidar düzensizlikleri ve milimetrik boyutlu yumuşak plak formasyonları izlenmiştir.
    Ana pulmoner arter ve sağ-sol pulmoner arter çapları tabiidir. Pulmoner venler normal yolla sol atriyuma drene olmaktadır.
    KALP KAPAKLARI:
    Kalp kapakları değerlendirilebildiği kadarıyla olağandır. Belirgin bir kalınlık artışı izlenmedi.
    PERİKARDİYUM:
    Parietal perikard yapraklarında belirgin bir kalınlaşma saptanmadı. Perikardiyal alanda artmış sıvıya ait bulgu izlenmedi.
    DİĞER ALANLAR:
    İnceleme alanındaki akciğer parankim alanlarında yer kaplayan lezyon saptanmamıştır. Mediastinal alanda gross LAP formasyonu izlenmemiştir.
    Gastroözefagial bileşke intratorasik yerleşimlidir (sliding herni). Bu bölümde minimal diffüz duvar kalınlık artışı mevcuttur.
    Anterior mediastende izlenen granüler dansite artımları ilk planda timus dokusu lehine yorumlanmıştır. Klinik şüphe halinde olgunun yaşı ile birlikte değerlendirilmesi ve gereklilik halinde ileri yorumlanması önerilir.

    SONUÇ
    :
     CAD-RADS 4A / P3
     Kritik stenoz bulguları içeren obstrüktif koroner arter hastalığı
     Assendan aortada ektazi
     Anterior mediastende izlenen granüler dansite artımları ilk planda timus dokusu lehine
    yorumlanmıştır. Klinik şüphe halinde olgunun yaşı ile birlikte değerlendirilmesi ve gereklilik
    halinde ileri yorumlanması önerilir.
     Rapor içerisinde tanımlanan diğer bulgular

  6. Hocam selamlar ve saygılar yaşım 37 bu sonuca göre nasıl bir yol izlemeliyim

    SONUÇ: EF: NORMAL, HAFİF TY, SBAP:34mmHg, iAS DE ŞÜPHELİ GEÇİŞ, ASD:1,3 cm
    YORUM :Sol venrikül çapı ve duvar kalınlıkları normal. Global ve segmenter duvar hareketleri normal. Sol atriyum çapı normal. Atriyal septal defekt
    yok. Sağ kalp boşlukları normal. Mitral, aort, triküspit ve pulmoner kapak yapıları normal. Perikardiyal effüzyon saptanmadı

    1. Merhaba, kalpte doğuştan delik olabileceğinden bahsediyor. TEE yaptırmanız uygun olabilir. Kardiyoloğunuzla görüşün. Geçmiş olsun.

  7. KORONER BT ANJİOGRAFİ TETKİKİNDE

    KLİNİK BİLGİ :

    TEKNİK: İnceleme 640 kesitli Multislice cihaz ile Yapay Zeka (AICE) desteği ve “otomatik tüp akım modülasyonu” tekniği ile düşük doz protokolü ile gerçekleştirilmiştir. 0.5 mm ince kesit kalınlıklı rekonstrüksiyonlar sonrası 320 kesit üzerinden raporlama yapılmıştır.

    BULGULAR

    Koroner arterlere ait çıkış anomalisi izlenmemiştir.

    SOL ANA KORONER ARTER (LMCA);

    Sol Ana Koroner Arter (LMCA) da hafif intimal hiperplazi ve luminal düzensizlik izlenmiştir.

    SOL ÖN İNEN KORONER ARTER (LAD);

    Sol Anterior Desendan Arter (LAD) da hafif intimal hiperplazi,luminal düzensizlik proksimal kesimde belirgin darlık yaratmayan kalsifik plak izlenmiştir. LAD distal kesimde kısa segment yüzeyel myokardiyal bridging izlenmektedir. LAD-den gelişmiş birinci diagonal dal (D1) ve gelişmiş ikinci diagonal dal (D2) çıkış göstermektedir. Diagonal dallarda da hafif intimal hiperplazi ve luminal düzensizlik izlenmiştir.

    SAĞ KORONER ARTER (RCA);

    Sağ Koroner Arter Arter (RCA) da hafif intimal hiperplazi luminal düzensizlik ve orta kesimde belirgin darlık yaratmayan kalsifik plak izlenmiştir. RCA proksimal segmentten konal dal ve sinoatrial nod arteri , orta segmentten akut marjinal dal çıkış göstermektedir. Tanımlanan dallarda da hafif intimal hiperplazi ve luminal düzensizlik izlenmiştir. Sağ koroner sistem dominant olup PDA ve RPL RCA-nın distal segmentinden çıkış göstermektedir.

    SİRKUMFLEKS KORONER ARTER (LCx);

    Sirkumfleks koroner arter (LCx) de hafif intimal hiperplazi ve luminal düzensizlik izlenmiştir. LCx proksimal segmentten Obtus Marjinalis (OM) çıkış göstermektedir. Marjinal dalda da hafif intimal hiperplazi ve luminal düzensizlik izlenmiştir.

    KALP;

    Kalp boşluklarında genişleme izlenmedi. Miyokard kalınlığı normal sınırlardadır.

    Aort ve pulmoner trunkus kalibrasyonları tabiidir.

    Pulmoner venöz dönüş anomalisi izlenmemiştir.

    Perikardiyal patoloji izlenmemiştir.

    İnceleme alanına giren toraks ve üst batın alanlarında gross patoloji izlenmemiştir.

    Ek olarak ; her iki akciğerde fissür ve plevra komşuluklarında birkaç adet milimetrik nonspesifik pulmoner nodül izlenmektedir.

    Gö bileşkede tip 1 hiatal herni izlenmektedir.

    Sol böbrek alt polde 4 mm boyutunda nonobstrüktif kalkül izlendi.

    SONUÇ: CAD-RADS 1

    Agatson skoru: 3

    CAD-RAD SINIFLAMASI SKOR DARLIK ORANI YORUM 0 0 Koroner Arter Hastalığı bulgusu yok 1 %1-24 Minimal koroner arter hastalık bulguları 2 %25-49 Hafif koroner arter hastalığı 3 %50-69 Orta dereceli koroner arter hastalığı 4A %70-99 (1 veya 2 damar) Ciddi darlık yapan koroner arter hastalığı 4B 3 damar > %70 darlık Ciddi darlık yapan koroner arter hastalığı LMCA > %50 darlık 5 %100 Total oklüzyona neden olan koroner arter hastalığı *CadRad sınıflamasında “S” Stent varlığını, “G” Greft varlığını , “N” Non-diagnostik segment varlığını , “V” Vulnerable plak varlığını göstermektedir.

  8. Hocam merhaba. BT anjiyo raporunu yorumlayabilir misiniz? Teşekkürler.

    Teknik : IVKM verilmesini takiben EKG tetikleme yöntemi kullanılarak aksiyel planda 0.75 mm kalınlıkta kesitler elde olunmuştur. Bu kesitlerden MPR, MIP ve VRT üç boyutlu imajlar alınmıştır.

    Bulgular : Kontrastsız imajlar koroner arterlerde kapsama alanı için kalsiyum skoru ve sağ yapılamadı.

    Sağ koroner arter tüm trasesi boyunca patent olup konturları, kalibrasyonu normaldir.

    Sol ana koroner arter patent olup kalibrasyonu normal olarak izlendi.

    LAD arter tüm trasesi boyunca patent olarak değerlendirildi.

    Cx arter normal kalibrasyonda olup konturları normaldir.

    Aort çapı, pulmoner arter çapı, kalp boşlukları normaldir.

    Sol dominansi mevcuttur.

    RCA orifisinde diskret soft plak izlendi düzeyde lümende minimal stenoz mevcuttur.

    LAD proksimalinde pozitif remodeling gösteren tubuler mikst plak izlendi. Bu düzeyde napkin sign mevcuttur.

    LAD orta segmentinde derin muskuler bridge izlendi.

    Cx’te trase boyunca yer yer daha ziyade distalde lümende minimal- orta dereceli stenoza yol açan tubuler ve discrete mikst plaklar gözlendi.

    Sol atriyal divertikül ait görünüm izlendi. Parakardiyak ve epikardiyak yağ yastığında artış izlenmiştir. Mide büyük kurvaturunda diffüz duvar kalınlık artışı izlendi (gastrit?). Görüntü alanına dahil edilen akciğer segmentlerinde en büyüğü sol akciğer alt lob lateral bazal segmentte yaklaşık olarak 5 mm çapında solid dansitede birkaç adet nodül izlendi.

    Sonuç: CAD RADS 1

    Not : Detaylı klinik bilgi verilmeyen hastalarda radyolojik değerlendirme optimal olamayacaktır.

  9. KORONER BT ANJİOGRAFİ TETKİKİNDE

    KLİNİK BİLGİ :

    TEKNİK: İnceleme 640 kesitli Multislice cihaz ile Yapay Zeka (AICE) desteği ve “otomatik tüp akım modülasyonu” tekniği ile düşük doz protokolü ile gerçekleştirilmiştir. 0.5 mm ince kesit kalınlıklı rekonstrüksiyonlar sonrası 320 kesit üzerinden raporlama yapılmıştır.

    BULGULAR

    Koroner arterlere ait çıkış anomalisi izlenmemiştir.

    SOL ANA KORONER ARTER (LMCA);

    Sol Ana Koroner Arter (LMCA) da hafif intimal hiperplazi ve luminal düzensizlik izlenmiştir.

    SOL ÖN İNEN KORONER ARTER (LAD);

    Sol Anterior Desendan Arter (LAD) da hafif intimal hiperplazi,luminal düzensizlik proksimal kesimde belirgin darlık yaratmayan kalsifik plak izlenmiştir. LAD distal kesimde kısa segment yüzeyel myokardiyal bridging izlenmektedir. LAD-den gelişmiş birinci diagonal dal (D1) ve gelişmiş ikinci diagonal dal (D2) çıkış göstermektedir. Diagonal dallarda da hafif intimal hiperplazi ve luminal düzensizlik izlenmiştir.

    SAĞ KORONER ARTER (RCA);

    Sağ Koroner Arter Arter (RCA) da hafif intimal hiperplazi luminal düzensizlik ve orta kesimde belirgin darlık yaratmayan kalsifik plak izlenmiştir. RCA proksimal segmentten konal dal ve sinoatrial nod arteri , orta segmentten akut marjinal dal çıkış göstermektedir. Tanımlanan dallarda da hafif intimal hiperplazi ve luminal düzensizlik izlenmiştir. Sağ koroner sistem dominant olup PDA ve RPL RCA-nın distal segmentinden çıkış göstermektedir.

    SİRKUMFLEKS KORONER ARTER (LCx);

    Sirkumfleks koroner arter (LCx) de hafif intimal hiperplazi ve luminal düzensizlik izlenmiştir. LCx proksimal segmentten Obtus Marjinalis (OM) çıkış göstermektedir. Marjinal dalda da hafif intimal hiperplazi ve luminal düzensizlik izlenmiştir.

    KALP;

    Kalp boşluklarında genişleme izlenmedi. Miyokard kalınlığı normal sınırlardadır.

    Aort ve pulmoner trunkus kalibrasyonları tabiidir.

    Pulmoner venöz dönüş anomalisi izlenmemiştir.

    Perikardiyal patoloji izlenmemiştir.

    İnceleme alanına giren toraks ve üst batın alanlarında gross patoloji izlenmemiştir.

    Ek olarak ; her iki akciğerde fissür ve plevra komşuluklarında birkaç adet milimetrik nonspesifik pulmoner nodül izlenmektedir.

    Gö bileşkede tip 1 hiatal herni izlenmektedir.

    Sol böbrek alt polde 4 mm boyutunda nonobstrüktif kalkül izlendi.

    SONUÇ: CAD-RADS 1

    Agatson skoru: 3

    CAD-RAD SINIFLAMASI SKOR DARLIK ORANI YORUM 0 0 Koroner Arter Hastalığı bulgusu yok 1 %1-24 Minimal koroner arter hastalık bulguları 2 %25-49 Hafif koroner arter hastalığı 3 %50-69 Orta dereceli koroner arter hastalığı 4A %70-99 (1 veya 2 damar) Ciddi darlık yapan koroner arter hastalığı 4B 3 damar > %70 darlık Ciddi darlık yapan koroner arter hastalığı LMCA > %50 darlık 5 %100 Total oklüzyona neden olan koroner arter hastalığı *CadRad sınıflamasında “S” Stent varlığını, “G” Greft varlığını , “N” Non-diagnostik segment varlığını , “V” Vulnerable plak varlığını göstermektedir.

  10. ikayesi Merhabalar hocam anjio epikrizimi değerlendirmenizi rica ediyorum .çok teşekür edrim.Sağ greft i görememişler yeniden baypasmı olmalıyım.
    CABG 3 DAMAR HASTALIĞI
    BH:KAH
    saneloc 50 1×1, delix 2,5 1×1, ecopirin 100 ator 40 1×1
    Ramus intermedius: Yok
    LCX: Hafif- Orta derece stenoza neden olan plaklar izlenmektedir.
    RCA: Orta-ileri derece stenoza neden olan plaklar izlenmektedir.
    PDA: patent
    PLB: patentuayene Bulguları
    EF % 50 POSTERİOR LATERAL
    KAPAKLAR DEJENERATIF
    HAFİF TY
    HAFİF MY
    EFOR+, LAD VE D1 GREFTLERİ TEYİT EDİLDİ, RGCA GİDEN GREFT

      1. Merhabalar, Hocam sizin gibi saygıdeğer hocaların varlığı Allahın bir lutfü olarak görüyorüm iyiki varsınız Allah sizden razı olsun bizleri aydınlatıp bilgilendirdğiniz için Cenabı Allah size sağlıklı sıhhatli uzun ömürler versin Allaha amanet olunuz.

  11. Merhaba hocam
    44 yaşında bir erkeğim. Alkol ve sigara hiç kullanmadım. 1.70 cm boy ve 75 kg ağırlığım var. Sanal anjiyo yaptırdım. Doktorum LAD %70 tıkalı diyor. Ve anjiyo yapıp gerekirse stent takalım diyor. Diyet ve ilaçla giderilebilir mi? Nu arada trigliserid 536 çıktığı için doktorum ilaç verdi. Siz ne önerirsiniz?

  12. Gazanfer Erdoğan yaş 63 Hocam size zahmet değerlendirebilirmisiniz.KORONER KALSİYUM SKORLAMA TEKNİK: 128 kesitli MDBT ile EKG ile senkronize 1mm kesit kalinlığı, 0,75 mm kolimasyon ve 0,5 mm rekonstrüksiyon aralığı ile kontrastsız volumetrik aksiyal kesitler alınmıştır. Kalsiyum skorlamasi sol ana koroner arter (LM), sol anterior desending arter (LAD), sirkumfleks arter (CX), sağ ana koroner arterde (RCA)de “Synapse 3D Kalsiyum Skorlama Yazılımı” kullanilarak Agatston skorlamasina göre değerlendirilmiştir. Koroner arterlerde kalsiyum skoru 301 ölçülmüştür. Yaş ve cinsiyet grubuna kıyasla %50-%75 persentil aralığındadır.
    3 BOYUTLU KORONER BT ANJIOGRAFİ TEKNİK: 160 kesitli MDBT ile EKG ile senkronize 0.5 mm kesit kalınlıgı ve 0.5 rekontrüksiyon aralığı ile 100 cc İV kontrast madde 5 ml/sn hızla verilerek volümetrik aksiyel kesitler alınmıştır. Sol ana koroner arter (LM), sol anterior desenden arter (LAD),sirkumfleks arter (CX), sağ ana koroner arter (RCA) volüm rendering teknik (VRT), maksimum intensite projeksiyonu (MIP) ve multi-planar reformasyondan (MPR) sonra işleme yöntemleri ile yeniden yapılandırılmıştır. Aksiyal kesitler ve reformat görüntüler birlikte değerlendirilmistir. BULGULAR; Tetkik hareket artefaktları nedeniyle nondiagnostiktir. Klinik gereklilik halinde inceleme tekrarı veya konvansiyonel anjiyografi önerilir. RCA dominant arterdir. RCA proksimal kesimde kalsifik plak formasyonları izlenmiştir. Darlık seviyesi hareket artefaktları nedeni ile değerlendirilememiştir. Distale dek dolum mevcuttur. LM, LAD proksimal kesim ve LCX proksimalinde kalsifik plaklar izlenmiştir. Plakların neden olduğu darlık derecesi, yoğun hareket artefaktları nedeniyle değerlendirilememiştir. Distale dek dolum mevcuttur. LCX ince kalibrasyonludur.
    Yorumlarsanız çok memnun olurum Saygılarımla.

    1. Merhaba, teknik bir sorun nedeniyle İnceleme istenildiği gibi olmamış. Yorumlayacak bir şey yok maalesef. Bu tetkiki isteyen doktorunuza danışmanızı öneririm.

  13. Merhaba hocam, 39 yaşında erkeğim. 3 damar bypass oldum. Tip 1 diyabet hastasıyım. 1. yıl tetkiklerimde (Coraspin, Plavix ve Crestor 20) tedavisi ile) LDL 78, HDL 55 olarak çıktı. Kan sulandırıcılara 2’li olarak devam etmeli miyim yoksa sadece Plavix ile mi devam etmek gerekir artık.
    Şuan Coraspin, Plavix ve Ezoros 20-10 tedavisi alıyorum.

    1. Merhaba, buna ameliyat esnasındaki bulguları da göz önünde bulundurarak kardiyolog ve cerrahınızın ortaklaşa karar vermesi gerekir. Geçmiş olsun.

  14. Merhaba hocam benim sonucumu yorumlayabilirseniz sevinirim

    BT, Koroner anjiografi, Koroner arterler ve 3 boyutlu görüntüleme
    Hizmet Tarihi ve Tanımı
    KORONER BT ANJİOGRAFİ 3D GÖRÜNTÜLEME İNCELEMESİ
    Tetkik :GE REVOLUTİON APEX ELİTE 1024 SLİCE İnceleme sırasında hastaya Opaxol 350/100 ml Flakon verilmiştir.
    Bulgular:
    Total kalsiyum Agatston skoru 0 olarak ölçülmüş olup, düşük risk grubundadır.
    Aort çapları sinüs valsalva düzeyinde yaklaşık 38 mm, sinotubuler bileşkede 31 mm ve çıkan aortada 32 mm olarak ölçülmüş olup,
    fizyolojiktir.
    Koroner arteriel sistem sol dominanttır.
    Sol ana koroner arter (LMCA); cidar ve lümen kalibrasyonu doğaldır.
    Sol anterior desendan arter (LAD) ; proksimal ve orta segmenti tabiidir. Diagonal dalların lümenleri ve kalibrasyonları tabiidir.
    Sirkumflex arter (Cx) ;cidarı ve lümen kalibrasyonu doğaldır. Obtus dalları tabiidir.
    Sağ koroner arter (RCA) ;RCA hipoplazik kalibrasyonda vizüalize olmuştur. Kontrast madde ile lümen dolumu tamdır. Konus arter lümen
    kalibrasyonu tabiidir.
    Kalsifik-nonkalsifik plak formasyonu saptanmadı.
    İncelemeye giren akciğer parankimi değerlendirildiğinde ;akciğerde parankimal patoloji saptanmamıştır.
    Sonuç:
    · Hipoplazik RCA (varyasyon) dışında normal sınırlarda koroner BT anjiografi incelemesi.

  15. Merhaba Hocam
    Yaş 55 Erkek
    BT sonucuma görüş bildirseniz sevirim şimdiden Teşekkürler
    izlenmiştir. İyi gelişmiş kendiside dallanan dominant OM2 mevcuttur. OM2’de lümende en dar yerinde hafif şiddette (%35-40) darlık oluşturan fokal eksantrik nonkalsifik/parsiyal kalsifik plak izlenmiştir.

    RCA proksimal ve orta segmentte , lümende en dar yerinde AM2 dalı orifisi düzeyinde lümende %70-75 (şiddetli) darlığa neden olan parsiyel kalsifik plak yapıları izlenmiştir.

    İnterventriküler septumda orta segmentte derin bir kleft izlenmiş olup divertikül ile uyumlu olarak değerlendirilmiştir.

    Perikardial efüzyon izlenmedi.

    Aorta triküspit yapıda olup sinus valsalva boyutları 32x32x34 mm’dir. Asendan aorta çapı 30 mm’dir. Desenden aorta çapı 24 mm ölçülmüştür.

    SONUÇ:

    CAD-RADS 4/ P3