Varis Hastalığının Bulguları Nelerdir?

Linkedin Pinterest

Varis hastalığının bulguları, hastalar arasında en yaygın görülen şikayetleri, bu hastalığın sınıflandırılması konusundaki çözümleri konu ala içeriktir.

Varisler
Varis Hastalığının Bulguları Nelerdir?

Bacak varisi bulunan hastaların en yaygın şikayeti bacakların görüntüsünün bozulmasıdır. Yaygın görülen şikayetler şu şeklide sıralanabilir.

  • Ağrı: Tüm bacağı ve özellikle dizaltı bölgeyi etkileyen derin, künt ve bacağa ağırlık hissi veren bir ağrıdır. Uzun süre ayakta kalmakla artar ve bacağı yukarı kaldırmakla azalır.
  • Kaşıntı: Bacakta kaşıntı, sıcaklık , yanma hissi ve zonklamaya eşlik edebilir. Genellikle variköz damarların üzerinde olur.
  • Ayak bileğinde şişme: Özellikle akşamları ayak bileklerinde hafif orta dereceli şişlikle gelişebilir, bacağı yukarı kaldırmak ve soğuk duşla şişlikte büyük ölçüde gerileme olur.
  • Gece krampları: Varis hastalıgının ileri dönem bulgularından biridir.Venöz yetmezliği olan hastalarda tüm gün ayakta kalmaya bağlı toplardamarlarda gelişen venöz hipertansiyonun yol açtıgı düşünülmektedir.
  • Kanama:Venöz yetmezlik nedeniyle ayak bileği basıncının çok yükseldiği durumlarda ( venöz hipertansiyon) hassas cilde hafif bir travma ile büyük kanamalar olabilir, ayrıca ileri derecede büyümüş ve cilde yaklaşmış variköz vende çok kendiliğinden patlayarak şiddetli kanamaya yol açabilir.

Varis sorunu daha da ilerlediğinde bacakta renk koyulaşması (hiperpigmentasyon), cildin esnekliğini kaybederek sertleşmesi (Lipodermoskleroz) ve son aşamada yaraların (venöz ülser) ortaya çıkması görülen sonuçlar arasındadır.
Varislerin genellikle gözle görülen ciddi morarma evrelerine gelene kadar önemsenmediği görülmektedir. Öncelikle bir kozmetik ve estetik sorunu olarak görülen varisler, doğru zamanda tedavi edilmediğinde, damar içerisinde pıhtılaşmaya ve iltihaplanmaya (tromboflebit) neden olabilir. Bu durumun, damar tıkanıklıklarına ve oluşan pıhtının koparak akciğerlerde tıkanmaya (pulmoner emboli) ve ölüme kadar uzanan bir solunum yetmezliğine yol açtığı da bilinmektedir.

VENÖZ YETMEZLİKTE “CEAP SINIFLAMASI”

Kronik venöz hastalıklarda uzun süre tanısal kesinlik olmamasının sıkıntısı yaşanmış buda farklı çalışmalarda aynı hastalıkla ilgili karmaşık sonuçlara neden olmuştur. 1994’te “American Venöz Forumda” CEAP adı verilen kronik venöz yetmezlikle ilgili sınıflama ve evreleme yayınlanmıştır. Bu sınıflamanın amacı tüm dünyada geçerli, objektif bir sınıflama sisteminin sağlanmasıdır. Sınıflama ismini Klinik, Etyolojik, Anatomik ve Patolojik kelimelerinin başharflerinden almaktadır.
Ancak güncel pratikte bu sınıflamanın klinik bölümü kullanılmaktadır. Venöz hastalık açısından görülebilen veya palpe edilebilen bulgu olmayan hastalar C0, Telenjiektazi ve retiküler venlerin varlığı C1, Variköz venlerin varlığı C2, varislere ödemin eşlik etmesi C3, cilt değişiklikleri gelişmesi C4, varislerle birlikte iyileşmiş ülserin ve cilt değişikliklerin varlığı C5, aktif ülser varlığı C6 olarak sınıflandırılmaktadır. Bunların sonuna septomatik hastalarda S, asemptomatiklerde ise A eklenmektedir.